23 Ekim 2017 Pazartesi

Bir mübadele otoritesi

Hüseyin Yılmaz, Kemal Arı'yı yazdı

12 Ocak 2017 Perşembe 21:03
Bir mübadele otoritesi
 BİR MÜBADELE OTORİTESİ –PROF.DR.KEMAL ARI- ZİYARETİMİZ…

Ülkemizde 1924 Nüfus Mübadelesi denilince akademik anlamda ilk çalışmaları yapan ve ‘’Büyük Mübadele’’adlı eseri 1995 yılında yayınlananProf.Dr.Kemal Arı adını duymayanınız var mıdır acaba? Eminim ki duymuşsunuzdur.Tarihe meraklı, özellikle Cumhuriyet dönemi tarihimizle ilgilenen herkesin gerek yazılı basından gerekse görsel olarak televizyon proğramlarından kendisini tanıdığınıza inanıyorum.Ama kaç kişi O’nun doyumsuz sohbetini ve konferanslarını canlı olarak dinleme fırsatı bulmuştur?.İşte ben O şanslı kişilerden biri olarak sizlere değerli hocamızı tanıtmaya çalışacağım.

Kemal Arı ile tanışmamızın tarihi 7 yıl öncesine dayanıyor . Bir mübadil torunu olarak büyük bir ilgi duyduğum ve kendimce bazı araştırmalar, sözlü tarih çalışması diyebileceğimiz, yaşayan birinci kuşak mübadiller ile ropörtajlar yaptığım 2002 yılında , yukarıda sözünü ettiğim ‘’ Büyük Mübadele-Türkiye’ye Zorunlu Göç’’ kitabını okumuş , o güne kadar bu konuda basılan tek akademik çalışma olarak bu eserden son derece bilgilenmiş ve yararlanmıştım.

Gün geldi, 2009 yılında hocamız bir konferans vermek üzere Aydın’a davet edilince, ben de hem kendisini dinlemek hem de kitabını imzalatmak üzere ‘’Büyük Mübadele ‘’ kitabımı alarak konferansın verileceği salona gittim. Konferans sonunda elimdeki kitabı imzalatmak için uzatınca ; birinci baskısı 1995, ikinci baskısının ise 2000 yılında yapılan bu kitabı ile karşılaşan hocam çok mutlu oldu. O günden itibaren bir hemşeri olmamızın ötesinde aramızda çok güzel bir dostluk köprüsü kuruldu.Ben artık hocamın adete fanatik bir izleyicisi , takipçisi olmuştum. Konferans konularına hakim olarak o kadar güzel konuşuyor, o kadar samimi ve içten davranıyordu ki etkisinde kalmamanız mümkün değildi. Nitekim Kemal Arı nerede, zamanım ve mesafeler uygun olduğu taktirde bende oradaydım. O kadar yoğun Konferans, Panel, Sempozyum Tv programlar ıve toplantılara katılıyordu ki benim kendisine yetişmem mümkün değildi tabii. İnternet ortamında paylaştıklarından nerede, hangi etkinlikte konuşmacı olduğunu öğrenince bir çoğuna katılamadığım için de üzülüyordum ama bu defa da facebook sayfasında hemen hemen her gün yazdığı tarihi ve güncel olaylarla ilgili yazılarını büyük bir keyifle okuyarak teselli buluyordum. Bir Üniversite Öğretim Görevlisi olarak dersleri, doktora öğrencileri ve ayrıca sevecen 4 evlat babası bir aile reisi sorumluluğunda olmanın yanında, bunca etkinliklere katılıp konuşmalar yapması, panellere katılması ve ön hazırlık çalışması gerektiren televizyon programlarına çıkması gerçekten de beni çok şaşırtıyor, gösterdiği bu üstün performansına hayranlık duyuyordum.

Kendisi ile yüz yüze geldiğimiz toplantılarda kısa süreli sohbetler yaptığımız, yazılarını ve kitaplarını okuduğum, katıldığı televizyon programlarında da büyük bir keyifle dinlediğim ve izlediğim Kemal Arı nasıl bir ortamda çalışıyordu acaba? Bu merakımı gidermek ve zamanının elverdiği ölçüde biraz sohbet etmek üzere kendisini makamında ziyaret etme isteğime olumlu yanıt alınca çocuklar gibi sevindim açıkçası. Günü ve zamanını karar verdiğimizin 27 aralık 2016 salı günü eşimle beraber İzmir DokuzEylül Üniversitesi Buca Yerleşkesindeki Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürlük binasındaydık. Hocamız her zamanki nezaketi ile bizi çalışma odasında kabul etti. Ama ben oarada şaşkınlığımı gizleyemedim. İnanın ben ömrümde böyle b ir çalışma odası

görmedim. Bu odayı sizlere tasvir etmeliyim mutlaka. Gerçi nasıl anlatabilirim ondan da pek emin değilim ama şöyle tasavvur edin. Kendinizi bir HalkKütüphanesinde hayal edebilirsiniz. Odadaki hocamızın çalışma masası ve önünde misafir koltuklarının dışında, dört duvarında tavana kadar kitaplar, dergiler, belgeler, hocamıza katıldığı konferans, panel, sempozyum ve televizyon programları anısına verilen plaketler, hatıra olarak kendisine sunulan objeleri ve süs eşyaları ile hınca hınç doluydu. Ben oturmadan önce bir sanat, resim veya heykel sergisini gezer gibi oda içinde dolaşınca bu defa şaşırma sırası hocamdaydı. Bana artık oturmam gerektiğini hatırlattı ve çaylarımızda o arada gelmişti. Yaklaşık 1,5 saat süren ziyaret sırasında sömestr tatili olmasından dolayı kesintisiz çok güzel bir sohbet yapmanın mutluluğunu yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Yaklaşık 20 basılı kitabı,yüzlerce makale ve dergi yayınlarının yanında, katıldığı panel, konferans ve televizyon programlarında izlediğimiz hocamızın, üniversite öğretim görevlisi olarak da yetiştirdiği öğrencileri , akademi eğitimine kazandırdığı bilim adamlarını da dikkate aldığımızda çok çalışkan, ilkelerinden taviz vermeyen, aynı zamanda sevecen, hoşgörülü bir vatansever olduğuna şahit olmaktan bir kere daha büyük bir mutluluk duydum.

Mübadele konusunda ülkemizin ilk araştırma ve kitap yazanlardan biri olarak tanımaktan onur duyduğum Prof.Dr.Kemal Arı hocamızı benim gözümden sizlere anlatmaya çalıştım. Elbette akademik kariyeri, eserleri ve basılı kitapları hakkında diğer iletişim kanallarından çok daha fazla bilgi alabilirsiniz. Ben son olarak henüz en üretken çağında olan hocamızın bundan sonraki çalışmalarında çok daha eserlere imza atacağına, çağdaş, Atatürk ve İnkılaplarına yürekten bağlı olan öğrenciler yetiştireceğine, sizlere tasvirini yaptığım çalışma odasına çok daha fazla ödüller sığdıracağına inanıyorum. Tüm ailesi ile birlikte kendisine sağlıklı başarılı nice yıllar diliyorum.

Bu vesile ile tüm ülkemize ve milletimize de huzurlu ve mutlu bir 2017 yılı temenni ediyorum.

Hüseyin YILMAZ

29.12.2016 AYDIN

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram