23 Mayıs 2017 Salı

Dönemin Komünist lideri Mübadeleye nasıl bakmıştı?

23 Eylül 2012, 22:50
Dönemin Komünist lideri Mübadeleye nasıl bakmıştı?
LMD
Aşağıdaki makale,Doktor Şefik Hüsnü tarafından 10.Teşrinisani(Kasım).1923 tarihinde mübadelenin başladığı ilk günlerde "Vazife" gazetesinde yayınlanmıştır.
MÜBADELE VE İSKAN 

İşlerimizin yolunda cereyan etmemesini mazur gösterecek yüz türlü sebepler ve vesileler ileri sürülüyor. Haydi bunları kabul edelim. Fakat mübadele meselesindeki rehavet ve ihmalkârlığı hiçbir suretle tevil(başka mana verme) etmenin imkânı yoktur. Zira âni bir tarzda tahaddüs etmiş (birdenbire oluşmuş) bir mesele karşısında bulunmadığımız gibi, tehir(erteleme) ve tavik(geciktirme) ile vakit geçirecek vaziyette değiliz.
Mübadelenin nasıl yapılacağı daha ilk Lausanne Konferansı'nda bütün teferruatıyla tesbit edilmiş ve tarafeynce tam bir itilâf hasıl olmuş idi. Türkiye bu hususta müstesna bir vaziyette bulunuyordu. Memleketimizi terk edeceklerin ekserisi, zaferimizin akabinde kaçıp gitmişti. Rumeli'den gelecekleri iskân edeceğimiz ebniye(binalar) ve arazinin mükemmel bir defterini tanzim etmek için pek müsait şerait(uygun durum) içinde bulunuyorduk.. Bu husustaki teşebbüsatımızı(girişimlerimizi) işkâl edecek(zorlandıracak) avamil(sebepler) ortadan kalkmıştı. Fiiliyata geçilecek vadenin hululüne(bitimine) kadar önümüzde bol bol vaktimiz var idi. Bu müddet zarfında iyi bir tarzda hazırlanmamız, hatta ilk işarette vazifesi başında isbat-ı vücut edecek memurları tayin etmemiz icap ederdi. Elimizde öyle iyi tetkik edilmiş öyle etraflı bir plan bulunmalıydı ki, muhacirler akın etmeye başlayınca onun ihtiva ettiği maddelerin tatbiki her ihtiyacı tatmin etmeye kâfi gelsin.
Bazen vakayiin tazyiki(olayların zorlaması) altında müstacel(acele) kararlar almak ve üstünkörü iş görmek mecburiyeti hasıl olabilir. Bu gibi ahvalde(durumlarda) mes'ul (sorumlu) makamlar akıllarına gelen en muvafık(uygun) tedbirlerle günü gününe tedvir-i umur(emirleri değiştirmek) etmekte mazurdurlar. Muhtelif safahattan(aşamalardan) geçen ve uzun teehhürlerden (gecikmelerden) sonra tatbikat sahasına giren mübadelede vaziyet büsbütün başkadır. Yukarıda dediğimiz gibi, en ufak teferruata varıncaya kadar düşünülerek her türlü tertibatın evvelden ittihaz(kabul edilme-öyle sayma) edilmesine müsait(uygun) şerait(şartlar) mevcut idi. Bu şeraitten istifade etmesini beceremeyenler millet nazarında büyük bir kabahat işlemişlerdir.
Bize bu sözleri söyleten, ilk muhacir kafilelerinin tesadüf ettikleri güçlüklerdir. Bunların maruz kaldıkları vaziyet pek fecidir. Türlü eziyetlerden, işkencelerden çıkmış, anavatanda milletdaşlarının sıcak ağuşuna(kucağına) atılmak, biraz teselli bulmak ümitleriyle gelen biçarelerin yüzüne bakan olmadı.
İzmir'de, İstanbul'da kimse kendilerine mal etmedi. Günlerce vapurlar içinde süründüler. Emir gelmemiş...geç gelmiş,... bunlar karın doyurmayan laflardır. Emir gelmesine hacet yoktu. Tekmil tertibat evvelceden alınmak lâzımdı. Zavallı kardeşlerimize bir lokma ekmek, bir kaşık çorba getirmek selahiyetini kendinde gören bir idare, bir muavenet-i içtimaiye(sosyal yardım) memuru bulunmadı. Bir çok üzüntüden sonra nihayet karaya ayak basabildiler. Fakat yine iaşeleriyle uğraşan olmadı. Feryatları gazetelere aksedinceye kadar sefaletle, açlıkla güleştiler. Ancak efkâr-ı umumiyenin(kamuoyunun) heyecanı karşısındadır ki, Ankara harekete geldi. Oradan gelen emir mucibince binbeşyüz kadar muhacir, Amasya taraflarında iskân edilmek üzere sevk olundu.
Bu kadar telâş ve perişanlık içinde iskân mıntıkalarına erişenler, mübadeleye tabi olanların ancak beşyüzde birine muadildir. Böyle nisbeten küçük bir kafilenin yerleştirilmesinde izhar-ı acz(yetersizlik gösterecek) olursak, asıl kesif(yoğun) kitleler gelmeye başlayınca, halimiz ne olacak? Eğer bugünkü betaet(yavaşlık) ve kırtasiyecilik devam ederse, müthiş bir felakete maydan verilmiş olacaktır. Memleketin nüfusunu ve dolayısıyla kuvve-i istihsaliyesini(üretim gücünü) artıracaklarını ve bu suretle iktisadi inkişafımıza medar(sebep) olacaklarını ümid ettiğimiz bu kıymetli unsurları mahvolmak tehlikesinden kurtarmalıyız. Bu da ancak gayemizin neden ibaret olduğunu tayin ve bu gayeye tevafuk eden( uygun gelen) bir program tertip etmekle kabildir.
Gerçi, İskân Vekili Bey, muhacirleri her fırsatta iki ayda müstahsil(üretici) yapmaktan bahsediyor. Bundan maksat nedir? Biz, öyle vekilin vereceği emavirle(emirlerle) halledilecek bir mesele karşısında bulunduğumuzu zannetmiyoruz. Müstahsil yapmak, söylendiği kadar kolay bir iş değildir. Gelecek köylünün eline bir saban vermek ve kendisine beş on dönüm arazi göstermekle matlubun(istenen şeyin)hasıl olacağına ihtimal verenler çok yanılıyorlar. Açılmış işler yok ki, çalışacak kabiliyette olanları oralara sevk edelim. Doğduğu büyüdüğü yerleri, me'vasını(yurdunu) çiftini çubuğunu terk eden insanlar yabancı bir memlekette derhal iktisadi mücadeleye atılamazlar. Ekseriyet uzun bir tereddüt ve şaşkınlık devresi geçirmeye mahkûmdur. Tesadüf edecekleri güçlükler karşısında derhal kırılmağa müsait olan cesaretleri takviye edilmeye muhtaçtır. Bu gibilere “işte toprak! Çalış...kazan, ve ye...” demekle iş bitmez. Çektiği azaptan bunalmış muhaciri kolundan tutup işleyen bir makineye koşmak icap eder.
Bu da ilmî tarzda istimar-ı zirai (tarımı düzeltme) yapmakla olur. Muhaceret sahasını teşkil eden diğer yerlerde bunu hususi şirketler ve fertler deruhte eder(üstlenir).. Bizde teşebbüs-ü şahsi(özel girişimcilik) ile bu muazzam işin başarılması kabil-i tasavvur değildir. Hiç şüphesiz, Rumeli muhacirleri arasında gayet müteşebbis zeki adamlar zuhur edecektir. Fakat iskan edilecek kitleler içinde bunlar kaybolacaklardır. Hükümet fiili bir tarzda bu işle uğraşmazsa, memlekete dahil olacak iş kuvvetlerinin kısm-ı azamı(büyük bir kısmı) heba olup(yok olup) gidecektir. Ve milli iktisadiyatımızın menfaatleri bu kuvvetlerin dağılmasına mani olmağı emreder.
Bunun için alâkadar vekalet istimar-ı zirai heyetleri teşkil etmeli, bunların başına tercihan ihtiyat zabitlerinden, amelî sahada çalışmak kabiliyetini haiz zevatı(kişileri) geçirmeli ve yoksul köylüleri büyük çiftliklerde veya ziraate elverişli arazide yerleştirerek, bu heyetlerin idaresi altında müşterek işletmeler tesis etmelidir. Efrada(fertlere) yapılması mukarrer(karar verilmiş) olan muavenetler(yarndımlar) yerine, bu heyetlere, bedeli gelecek senelerin hasılatından tediye edilmek(ödenmek) üzere son sistem ziraat makineleri vesair levazım verilmeli ve başlarına bir de ecnebi mütehassıs(yabancı uzman) konulmalıdır. İtikadımızca(bizim düşüncemize göre), bu köylüler bir hükümet müessesesinin ecirleri (gündelikçileri) olmayacak; fakat iştirakî(katılımcı) bir tarzda icray-ı sanat eden azâdan (üyelerden) mürekkep(oluşan) ziraat sendikaları teşkil edeceklerdir. Bir talimat mucibince idare olunmak üzere, elde edecekleri hasılat-ı safiye(net kazanç) kendilerine ait olacaktır.
Büyük emlâk ve arazi sahiplerinden bahsetmiyoruz. Bunlar mukaveleye tevfikan (Mübadele Anlaşması'na göre) bıraktıklarının mukabilini(karşılığını) ya aynen ya bedelen ahz edeceklerdir(alacaklardır). Esasen bu vaziyette olanlar küçük bir ekalliyettir(azınlıktır). Bu gibiler kendi haklarını müdafaa etmenin yolunu bilirler. Bize iltihak edenlerin yüzde doksanının yoksullar ve muhaceret neticesin duçar-ı fakr olan(fakirliğe düşen) orta halliler teşkil edecektir. Bizim hedefimiz; bunların terfihi(bolluk içinde yaşama) ve iş kuvvetlerinin umumi inkişaf-ı iktisadimize(ekonomik kalkınmamıza) hadim(hizmet eden) bir tarzda teşkilat altına alınması olmalıdır. Bu kuvvetleri dediğimiz tarzda sehabet altına almaz (düzenlemez), başıboş bırakırsak, müstahsil(üretici) olmalarından sarf-ı nazar( vazgeçmek), büyük bir nisbette mahvolacaklarından şüphe etmemeliyiz.
Hükümet himaye ve murakabesi(denetlemesi) altında, ilmi bir istimar-ı ziraî ve müşterek istihsal(ortak üretim)... işte Rumeli muhacirlerinin sefalet ve ölüm tehdidinden yegane çare!

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram