30 Mart 2017 Perşembe

Dostluğun sesi ve renkleri

13 Eylül 2016, 20:39
Dostluğun sesi ve renkleri
Belgin Çallıoğlu
 Savaşların, adaletsizliklerin kol gezdiği bir dünyada barış korosu olmak, bunu  gönülden yapabilmek, sahnede tüm enerjimizi ve neşemizi, sevgili şefimiz ve müzisyenlerimizin olağanüstü çabalarıyla yansıtabilmek, en önemlisi de konuk olduğumuz kentlerin bizim gibi mübadil kökenli izleyicileriyle ve korolarıyla aynı duyguları paylaşabilmenin öyküsüdür bizim konserlerimiz.

2006'dan beri nice isimlerin emeği geçmiştir koromuzun bu günlere gelişinde. Kimi emekliye ayrılıp bu koca şehirden ayrılmıştır, kimi sağlık sorunları yaşamış, kimi de farklı yorgunluklarla uzak kalmıştır ama hepsi de en güzel anılarla, her provada, her konserde bizimledir hele bilge çınarımız Lütfü amcamız hep gücümüz olur ...

Bu kez Atina ve Girit'teki Aya Nikola konserlerimizi anlatmaya çalışacağım sözcüklerimin yettiğince. Uzun bir hazırlık süreci yaşadık ve her şey bir düş gibi başladı. 

ATİNA

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde biz Atina'da konser verdik. Hem tarihi hem de Atina Başkonsolosluğumuz'un desteği açısından çok özel bir konser olarak belleklerimizden silinmeyecek. Sevgili solistimiz Yeliz Ayral'ın inanılmaz bir tesadüfle ilk  basamakları oluşturduğu barış günü konseri, vakıf yöneticilerimizin çabalarıyla, Paleo Faliro Belediyesi'nin desteği ve konukseverliğiyle gerçeğe dönüşüp belediyenin kültür merkezinin  sahnesine çıkarken nasıl da heyecanlıydık...

Ülkemizin içinde bulunduğu ''ohal'' Alev arkadaşımızın görevi nedeniyle izin alamaması, değerli akordiyonistimiz Dr. Erdal Oltulu'nun son anda izin alabilmesi, keman sanatçımız Dilek'imizin ufak bir kaza geçirmesi, sevgili şefimizin belfıtığı tanısıyla çektiği ağrılar, Ayhan Işık Sokak'daki Vakıf ofisimize prova için her gidişimizde ''Acaba bugün ne olay var?'' kaygıları, koro başkanımız Nevin Uzsoy arkadaşımızın son anda Erol abimizin sağlık durumu nedeniyle katılamayışı, onun sakin gücünden yoksun kalışımız ve 22 saatlik bir yolculuktan sonra tam sahneye çıkmadan,  (Görkem'in büyülü ritm sazından işyerindeki eğitim sürecinden ötürü gelememesi nedeniyle) tüm gayretiyle ve çaldığı ritm sazı, bağlaması ve klarnetiyle koromuza destek veren en genç üyemiz Ozan'ın klarnetinin kazayla kırılması ve Adem bey'in düşmesi ...  Yeter, artık dediğinizin farkındayım. 

Evet, bunlar yaşandı ama sahnede biz yine tüm neşemizi, elemimizi müziğimize ve sesimize yansıttık; tam 34 şarkı söyledik. İlk yarıda mavi , ikinci yarıda kırmızı fularlarımızla suyun iki yanını ve bayrağımızı yansıttık ve olağanüstü övgülerle yılbaşı konserlerine davet aldık. Türkiye'den ve Yunanistan'dn dostlar da konserimize geldi (Violam ailesini görmek ne güzeldi).  En unutulmayacak övgü başkonsolosumuzdandı. '' Ben karşımda amatör bir koro beklerken, çok deneyimli ve uyumlu bir koroyla karşılaştım, kutlarım''.  İstanbul'dan gelip Atina'ya yerleşmiş yaşlı müzisyen ve organizatör bey nasıl coştu her parçamızla, gözyaşlarımız birbirine karıştı, öykülerimiz gibi.

Paleo Faliro Belediyesi'nin verdiği yemekte, İstanbul'dan zorunlu göçle gelen Rum dostlar, özellikle sevgili Eli ve eşi Şefimiz Garip Meriç Mansuroğlu'na sarılıp İstanbul özlemi ve sevgisini dindirmeye çalışırken nasıl içtendi. Onlar hala ''İki Kere Yabancı''  olmayı yaşıyorlardı dilleri bir olsa da yeni ülkelerinde... 

GİRİT VE AYA NİKOLA KONSERİ VE TANAŞ ÇİMBİS


Başta da belirtmiştim, bizim için Atina ve  Aya Nikola konserleri bir düş gibiydi. Atina'da tarih, Aya Nikola'da ise sevgili Tanaş önemliydi gönlümüzde. 

Tanaş Çimbis, vakfımızın onur üyesidir, gönüllü rehberimizdir her gezimizde, Aya Nikola'da yaşar ama yüreği İstanbul'da, Yeniköy'de kalmıştır. sevgili Ayşe'mizin o yoğun duygulu yazısında betimlediği gibi 'mavi gözlerinin buğusunda memleket özlemi gizlidir'. 

Feribotta dalgaların sesinin eşliğinde gece yaptığımız provadan sonra Heraklion limanına yanaştığımızda Maria ve Tanaş tüm sevgileri ve ilgileriyle karşıladılar bizi.  Onların yürekten dostluğuyla Aya Nikola'nın o huzur veren ortamında verdiğimiz konser, rüzgarın azizliğine karşın nasıl duygu yoğunlukluydu. Tüm solistlerimiz  gönülden söylediler kendi parçalarını. Gölün üstüne kurulmuş platformda doğanın eli bir yandan, Anadolu mübadillerinin alkışları ve sevgileri öte yandan kucakladı bizi. Diğer iki koroyu dinlemek de iyi geldi ruhumuza. Ve sonra üç koro 'Tik Tak' 'Ehe Ya Panaya' ve 'Mes To Vosporu' yu hep birlikte seslendirdik. Hele kardeşlik şarkısı Mes to Vosporu'yu  kardeş karo üyelerinden Tzeni ile elele söylemek bambaşkaydı.  

Sofia Kosmooğlu arkadaşımız Yenice-i Vardar'dan uçağa atlayıp gelmişti, tatilini ayarlayıp yanımızda olmak için. Seval ablamız kamerasıyla çekimdeyken, yanındaki papaz da onun gibi kameraya çekmiş konserimizi ve 'biz kardeşiz' diye de eklemiş Esma'mızın biricik anneciğinin anılarına. Yannis arkadaşımız da hep bizimleydi sevgisi ve konukseverliğiyle. Onunla içilen 'çikudyalar' bir başka lezzetteydi doğrusu. Ve ilk kez mübadil dostlarla birlikte sahneye çıkıp ortak öykülerin coşkusunu yaşayan Fidan ve Ozan'ın yüzlerindeki gülümseme de unutulmaz.
Ve dernek başkanımız Esat  kardeşimiz 'periskop' yayınıyla çok büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. Yazılan yorumlar, barış ve dostluk koromuzun işlevinin  ne denli güçlü bağlar kurduğunun somut kanıtı oldu.

Konser öncesi Kinosos sarayı gezisinden sonra Arhanes'de yediğimiz öğle yemeği Maria teyze'nin bahçesindeydi.  Onun  öyküsü de ayrı bir yazı ister. Dostluğun lezzetiyle sunulan yemekler unutulmaz. Girit'e kim giderse bir uğramalıdır Maria teyze'ye.  

Aya Nikola'da ikinci günümüzde Spinalonga adası'na gittik. Cüzzamlılar adası olarak da bilinen adada Türkan Saylan'ımızı andık, onun lepra  hastaları için verdiği uğraşları ve emeği düşünüp. Koro üyemiz fotoğraf sanatçımız Alberto'nun dediği gibi ''iki satlik süre hiç yetmedi'. Fotoğraflarımız adanın upuzun  tarihine kısacık bir bakış oldu. 

Akşam yine unutulmayacak bir etkinliğin izleyicileriydik . Eliondua'da halen çiftlik olarak kullanılan ve mübadele öncesi varlıklı bir Türk'e ait olan ancak bugün yıkıntı halindeki evin duvarlarına yansıyan eflatun ışığın eşliğinde 'tabakhaniotaka' şarkıları dinledik lavta ve lyrea  çalan ve söyleyen müzisyenlerin tellerinden ve seslerinden. Bir ara üç haftalık menisküs ameliyatlı dizimle kendimi  horona katılmış bulunca şaşırmadım desem yalan olur. Doktorum Yalçın bey beni o halde görse yaptığı operasyonla gurur duyardı.  Dilek'imiz yoğunluk ve yorgunlukla hastalanınca başta Tanaş, doktorlarımız Zerrin hanım, Erdal bey  ve Ayşe'miz nasıl koştular  hastaneye götürmek için. Neyse ki serumla hemen iyileşti de hepimiz rahat bir nefes aldık koro ailesi olarak.

Sonraki iki gün Resmo ve Hanya'da Osmanlı dönemi eserlerini gezmek ve Girit'in lezzetli yemeklerini sohbetlerimizle daha bir tadlandırarak geçti.  Hanya her sokağı, her evi, kalesi ve fırkasıyla yüzyılların farklı kültürlerini yansıtan bir tablo gibiydi.   
  
İki sergi gezdik Hanya'da. Fırka'daki sergi Hanya''nın farklı sanatçılarının çektiği fotoğraflardan oluşuyordu. Dört mevsimiyle, farklı ışıkları ve insanlarıyla karşımızdaydı güzel şehir.

İkinci sergi yüreklere dokundu. Yalı Camii  bir sanat merkezine dönüşmüş. Eski ibadet yerinde yüzlerce çift ayakkabı ve duvara yansıyan dalgalı denizin ortasında yanan bir mum... Tüm yitirdiklerimizin  bir gün inancımızla bize döneceğini sembolleştirmişti sanatçı Marios Spiliopoulos. Aylan'ın minicik bedeninde simge olan mülteciler usumuza geldi. Ve savaşlar  ve zorunlu göçler... 

Sevgili Tanaş ve Maria, Girit sizinle daha güzel ve daha anlamlıydı. Ümit bey, Sefer bey, Esat kardeş, Garip şefimiz hepinizin çabalarıyla bu unutulmaz konserleri ve geziyi bize yaşattığınız için çok teşekkürler. 

SUYUN İKİ YANININ DOSTLUĞU HEP BÖYLE SÜRSÜN...   

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Anayasa Referandumunda oyum

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

    Powered by us.groups.yahoo.com

    Yandex.Metrica

    Instagram