27 Mayıs 2017 Cumartesi

Gündüz iş kadını, gece sirtaki hocası

02 Temmuz 2012, 10:57
Gündüz iş kadını, gece sirtaki hocası
LMD
 Kıyafetlerini değiştiriyor ve sirtaki dans dersleri vermek için Beyoğlu’ndaki Prokopi’nin yolunu tutuyor. Hafta sonlarında da boş durmuyor. Zihinsel engellilere İstanbul-Düşler Akademisi’nde sirtaki öğretiyor. Engellilerle gösteriler hazırlıyor; gösteri yaptıkları alanı şölen yerine çeviriyorlar. Sirtakinin Melike Dirik için özel bir yeri var. Anneannesi ve dedesi 1923 Türk-Yunan Mübadelesi’nde Girit’ten İzmir’e zorunlu göç etmiş. Sirtaki dansının da ailesinin duyduğu özlemle bedeninde can bulduğunu söylüyor...
Çocukluğunuza dair aklınızda neler kaldı?
Anneannem ve dedem Giritli. 1800’lerde Girit’e yerleşmişler ve 1923’e kadar da orada yaşamışlar. 1923 Türk-Yunan Mübadelesi’nde Gülcemal adlı gemiyle Türkiye’ye gelmişler. Dolayısıyla İzmir- Karşıyaka’da Rumca konuşulan, Yunan müziklerinin dinlendiği bir evde büyüdüm. Dedemi zeybek, anneannemi ise arkadaşlarıyla Yunan Halk Dansları yaparken çok iyi hatırlıyorum. Annem de, kardeşim ve beni Rumca şarkılarla büyüttü. Anneannem ve dedem hep Girit’e hasret kaldı. Bahçeli evlerini anlatıyor, Girit’e özlem duyduklarını tekrar ediyorlardı.
Ne gibi hikayeler anlatılırdı?
O kadar çok ki... Aklıma kazınan, kalbimi parçalayan hikayeyi paylaşayım. Hükümetler mübadeleye karar verdiğinde, söylentisi Girit Adası’na çok hızla geliyor. Ailem bir Müslüman tebanın üyesi. Adada ailemin çok yakın gördüğü kişiler bile “Müslümanlar gidiyor!” diyerek tencere, tava çalıyorlar. Halbuki ailem Girit’te 100 küsur seneden fazla yaşamış. Sonra bir gün mektup geliyor. Mektupta “En fazla 9 kilo eşya alabilirsiniz” yazıyor. Ailem büyük bir felaket yaşıyor. Dedem çok küçük yaşta babasını kaybetmiş. Annesine ve kendi gibi 7 kardeşine bakıyor. En küçüğü 3 yaşında, düşünün. Dilini bilmediği bir memlekete gidiyor.
Babanızla anneniz İzmir’de mi tanışıyorlar?
Evet. Babam Yücel Dirik 10 sene Menemen Belediye Başkanlığı yaptı. Daha sonra da milletvekili seçildi. Ankara’ya taşındık. Engelli bir kardeşim var. Annem Nevin Dirik onunla ilgilendi. Şimdi hepsi İzmir’de yaşıyor. Annem aynı zamanda Zihinsel Engelli Çocukları Koruma ve Yetiştirme Vakfı’nın (ZİÇEV) kurucusu.
Sirtaki hayatınıza nasıl girdi?
Ankara’da TED Ankara Koleji’nden sonra, Hacettepe Üniversitesi’nde İstatistik Bölümü’nde okudum. İstanbul’a geldim. Şimdi uluslararası bir firmada bilgi-işlem bölümünde sabah 9 akşam 5 çalışıyorum. Dans ve müziğe hep yatkındım. Küçükken elime mikrofon alıp sahnede şarkı söylüyormuş gibi yapıyordum. İşimden arta kalan zamanlarda folklor, tango, Latin danslarını denedim. Ama dansın bende beden bulması Yunan danslarıyla oldu. Kanımda olduğu için doğal olarak yapmak istedim. Anneannemin duyduğu özlem bana geçti.
Nasıl eğitmen oldunuz?
Zaten zeybekle, Yunan Halk Dansları’yla büyüdüm. Kursunu araştırmaya başlamam ise 3 sene önceydi. İstanbul’da nerede kurs, kısa süreli atölye varsa katıldım. İnsanın özünde olanı dışa vurması muhteşem bir his. Diploma alıp hoca olmak istedim. İstanbul’daki kurslar güzel, diploma vermiyorlar. Atina’daki dünyaca ünlü Gene Kelly adlı dans okulundan hasapiko ve zeybekiko üzerine diploma aldım ve eğitmen oldum.
Kimler meraklısı bu dansın?
7’den 77’ye herkes. Zaten sirtakiye meraklı herkes yapabilir. Yaşı yok. Siyah pantolon ve beyaz gömlek geleneksel kıyafeti ama giymek zorunlu değil. Sahne istemiyor, her yerde yapılabilir. Özel ders de veriyorum. Evlilik ve nişan hazırlığındakiler, özel günlerinde dans etmek için benden ders alıyorlar. Şimdi Beyoğlu’nda eski bir Rum evinin restore edilmesiyle yapılan, Prokopi adlı restoranda ders veriyorum. Çok ilgi var. Cumartesi günleri ise Düşler Akademisi’nde zihinsel engellilere sirtaki dans dersleri veriyorum. Kardeşim de zihinsel engelli olduğu için iletişimi kolay sağlıyorum.
‘Sirtaki yaparak mutlu oluyorlar’
Zihinsel engelliler üzerinde sirtakinin etkisi ne?
Düşler Akademisi’nde 20 zihinsel engelli öğrencim var. Yaş ortalaması 13-30 arasında. Sirtaki Atölyesi’nin amacı tüm öğrencilerin, müzik eşliğinde ortak salınımı yakalaması ve bu salınım içinde kalmasını sağlamak. Zihinsel engelliler dansı yaparken aynı zamanda farklı kültürlerle de tanışıyorlar. Ritm zaten onların çok hoşuna gidiyor.
Ritmi nasıl öğretiyorsunuz?
Derste pratik yapıyoruz, bazen ev ödevi de veriyorum. Öğrenim biraz zaman alıyor. 2 dönem önce sağ ve sol yönümüzü öğrenmekle işe başladık, sonra 5’e kadar saymayı öğrendik. Şu anda 20 öğrencim de müziğin ritminde sirtaki duruşu ile birbirlerinin omuzundan tutuyor. Şarkı sonuna kadar kopmadan durabiliyorlar. Aynı anda sağa ve sola 3’er adım atarak dans edebiliyorlar.
Bunu yapabildiklerinde siz ne hissettiniz?
Bunu hep beraber başardığımızda sevinçten deliye döndük. Babylon’da gösteri yaptık. Önümüzdeki dönemde yeni Yunan dansları bizi bekliyor. Bulunduğumuz alanı şölene çeviren gösterilerimiz olacak! Engeller aslında birçoğumuzun kafasında var. Bilmediğimiz bir grup hakkında önyargılıyız. Bunu yapmamalıyız. Sosyal sorumluluk projeleri bambaşka. Destek vermeliyiz. Umarım bir gün herkesin kanına sosyal sorumluluk girer.
Arnavut ve Rum kasapların dansı
Sirtaki ne zaman doğmuş?

Aslında dansın adı ve benim yaptığım hasapiko ve zeybekiko. 1900’lerin başında İstanbul-Balat’ta Rum ve Arnavut kasaplar yaşarmış. Kasapların hayvanlarını kesmeden belli ritüelleri varmış. Bu ritüeller, hayvanların önünde onlara şükretmek, özür dilemek ya da vicdan rahatlatmak için yapılırmış. Ritüeller bir araya gelmiş ve hasapiko yani kasap dansı ortaya çıkmış. Bu bir topluluk dansı. Minimum iki kişi yeterli. Ama benim gibi yerinizde duramıyorsanız, kollarınızı açıp tek başına da yapabilirsiniz.
Dünyada neden sirtaki adıyla biliniyor?
Sirtaki diye bilinen dans, hasapiko denilen dansın genel adı. Dansın ismi 1964’te çekilen Zorba filmiyle ‘sirtaki’ diye kalmış. Yunanca’da ‘aki’ eki küçültmek için kullanılır. Sirto diye bir Yunan dansı var. Filmin son sahnesinde Anthony Quinn kumsalda dans ediyor. Filmin müzikleri Mikis Theodorakis’e ait. Mikis Theodorakis o dansın adını ‘sirtocuk’ anlamına gelen ‘sirtaki’ koymuş. Çünkü dans kasap havası yani hasapiko’yla başlıyor ve hızlı kasap dansıyla devam ediyor. Böylece dünyada Yunan dansı sirtaki adıyla biliniyor.
Sirtaki size ne ifade ediyor?
İçinde hem hasret hem de özlem var. Hasapiko, Rum zeybeği gibi danslar yani rebetiko kavramı Anadolu’dan Yunanistan’a göç etmiş Rumlar’ın, Yunan vatandaşlarının oluşturduğu bir dans. Hasreti, coşkuyu, özlemi içinde barından bir dans. Bana da bu nedenle çok şey ifade ediyor. Ailem oradan gelmiş çünkü. Özlem aynı, vatan hasreti aynı. Bu dans ailemin orada bıraktığı, kalan hatıraları anlatıyor.
Sirtakiyi öğrenmek kolay mı?
Tüm danslardan kolay. Genlerimizde var. Doğduğumuzdan beri ritm kulaklarımızda. Birçok Ege parçası, Candan Erçetin, Zülfü Livaneli şarkısı hasapiko ritmine çok uygun. Örneğin valsi öğrenmek hasapiko kadar kolay değil. Çünkü kulağımız müziğe yabancı. Dansın birçok figürü var, derste bu figürleri öğretiyorum. Öğrenciler ve yapmak isteyenler figürleri öğrendikten sonra koreografi yazıyor ve hasapiko çaldığında hep beraber dizilip dansı yapıyoruz.
Sirtaki, eğitmenlik size ne öğretti?
Zaman yönetimini çok iyi biliyorum. Her şeye vaktim var. Danslarla birlikte Yunanca öğrenmeye de başladım. İş yerinde işim bitince, dans hocası oluyorum. Cumartesi günleri zihinsel engellilerle birlikteyim. Pazar günleri de Yunanca dersi alıyorum. Böylece şarkıların sözlerine de vakıfım artık. Ne özel hayatım aksıyor, ne de birçok aktiviteden geri kalıyorum. Bugün ne yapsaydım diye hiçbir zaman düşünmüyorum.
Yakında siz bence Yunan biriyle evleneceksiniz...
Bunu o kadar çok kişi söylüyor ki belki siz 40’ıncısınız. 40 kere söylenirse olurmuş ya, bakalım...
( 24.06.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır )

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram