21 Temmuz 2017 Cuma

Karpuz mevsimi

07 Haziran 2015, 15:58
Karpuz mevsimi
Erol Uzsoy
 Kimi zaman bir ses, kimi zaman bir koku, kimi zaman da bir nesne, hafızamızın derinlerindeki bir olayı, kişiyi, düşünceyi çıkartıp getiriverir önümüze.

Artık yaza girdik. Havaların ısınmasıyla birlikte giysilerimiz, yaşam tarzımız değişti. Unuttuğumuz meyve ve sebzeler de yeniden günlük hayatımıza bolca girmeye başladı. Bunların başında tabii ki karpuz da var. Eskiden öyle ithalatla veya Adana’dan kolayca karpuz gelmediği için neredeyse Temmuz ayına kadar beklemek gerekirdi. İlk çıktığında da fiyatı yüksek olurdu. İşte karpuz, mevsim başında görününce ben de hiç tanımadığım annemin anneannesi Emine Hanım’ı hatırlarım. Yaz başında karpuz çıkıp da ilk defa 

soframıza konduğunda rahmetli annem hemen anlatmaya başlardı ; “ Anneannem Emine hanım karpuzu çok severdi. İlk defa alınıp da sofraya konduğunda o tatlı Rumeli şivesi ile; ‘Tattırdınız şimdi bana karpuzu, bundan böyle isterim her yemekte’ derdi ve mutlaka sofrada karpuz olsun isterdi. Dolma mı yenecek, “Boğazından akıtmak” için yanında mutlaka karpuz olacak. Sıcaktan içi mi yandı; “ferahlamak için” karpuz. Belki de Karaferye’de geçen gençlik günlerine götürüyordu onu karpuz. Yaptığım hesaplamaya göre 1870 li yılların başında doğmuş olması lazım gelen büyük büyükannem Emine hanım, kocası Karaferye Kadısı Ali Fevzi Efendi’nin ölümü ile genç yaşta dul kalınca iki kız evladı ile kim bilir ne zorluklar çekmişti. Balkan Savaşı başlamadan önce büyük kızı anneannem Adile Hanım’ı Vodina’lı dedem Hasan Bey’le evlendirmiş. Vodina, Balkan Savaşı sonucu kaybedilince, dedem Hasan bey ve anneannem kucaklarında 1913 doğumlu annemle birlikte İstanbul’a gelmişler. Büyük büyükannem Emine Hanımla küçük kızı Necmiye ise Karaferye’de kalmışlar. Anneannemin uzak yakın bütün akrabaları mübadele ile Kırkağaç’a iskan edilince Emine Hanım ve küçük kızı Necmiye 10 yıl sonra büyük kız anneannem Adile Hanım’la kavuşma imkanı bulmuşlar. Mübadeleden birkaç sene sonra, dedem de anneannem ve iki evladı ile Kırkağaç’a yerleşmiş. İşte bu karpuz hikayesi de ailenin o Kırkağaç günlerinden kalma.

Rahmetli annem de karpuzu çok severdi. Ben de karpuz ilk çıktığında hemen alırdım. Annem sofrada karpuzu görünce her defasında; “Amaan, çok severim karpuzu anneannem gibi” der, bu hikayeyi anlatır ve eklerdi;”Madem aldınız karpuzu. Ben de anneannem gibi hep isterim artık sofrada”. İşte her sene ilk karpuz sofamıza konduğunda bende hiç görmediğim büyük büyük annem Karaferyeli Emine Hanım’ı ve annem Seniha Hanım’ı hatırlarım ve lokmamı akıtmak için sofrada mutlaka karpuz olsun isterim…


    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram