23 Ekim 2014 Perşembe

Kesriye Mübadillerinde Cemre

06 Nisan 2012, 00:24
Kesriye Mübadillerinde Cemre
Süreyya Aytaş

Kastorya’nın yüksek dağlarında, etrafı ormanlarla çevrili ve yeşilin her tonunun bulunduğu bölgedeki köylerde yaşayan Müslüman Türklerin hayatlarında öyle büyük olaylar yoktu. Birbirini seven, sıradan insanlar; gündelik aile hayatlarını yaşıyorlardı. En küçük olaylar bile onların hayatlarına renk ve heyecan katardı. 
Çocukluğumda büyükler hep  cemre düşecek hava ısınacak az kaldı ,cemre  bu hafta düşecek  diyorlardı. Neydi bu cemre?  Nasıl düşerdi? Onlar  cemre düşecek diye sevinirlerken bende cemre düşecek diye  korkardım. Çocuk aklımla  her gün havaya bakardım bu cemre  nasıl bir şey ya kafama düşerse . Bir gün ninem dışardan su getirmemi istedi,  bende korkuyorum gitmem dedim.  “Niçin neden korkarsın a be kızım” . Cemreden korkuyorum dedim. Hangi cemreden? Hani  cemre bu hafta düşecek, yaz gelecek ya o cemreden,  ya üstüme düşerse . Ninem güldü olurmu be kızım o cemre öyle değil, .diyerek anlatmaya başladı .”Sen bizi memlekette görecektin nasıl hazırlanırdık.  Nasıl heyacanlanırdık cemre düşecek diye ... "Bahar kendi gelmeden önce  müjdecilerini gönderir bize. Baharın müjdecisidir  cemreler.
Havayı ısıtan ateştir o  ama o ateş görünmez sadece  havayı ısıtır..  Eskiden büyüklerimiz yapacakları işleri buna göre ayarlarlar.. Bu yüzden dedelerimiz, babalarımız, özellikle çiftçilikle uğraşan büyüklerimiz cemreleri  dikkatle takip eder, işlerini buna göre  ayarlarlardı. Biz aslında pek görünmeyen bu olayı, aklımızın daha kolay kavrayabilmesi için böyle söylüyoruz..
Eskiler 365 günlük bir  yılı 'kasım' ve 'hızır' günleri olarak ikiye ayırırlardı..Mübadiller ise  kasım günlerine “mitroden”  hızır günlerine ise “gergeden” derlerdi   Yılın kasım ( mitroden) kısmı yani kış devresi 8 kasımda başlar, 6 mayısa kadar sürer,. 6 mayısta da hıdırellez- gergeden  ile birlikte yaz devresi, hızır günleri başlardı. Kasım günlerinin ortasını geçip yüz gün arkada kalınca  zorlu kış günlerini arkada kaldığı  . artık yazın yavaş yavaş geldiğini  anlatır bize cemreler.
Cemreler düşünce çok sevinirdik . Herkes  kışın sıkıntılı soğuk günlerinden kurtulmak  ve yaza bir önce kavuşmak için  heyecanlanırdı.....
Bir yıl önceki hıdrellez günü hayvanların o günkü  gübresi kurutulur Birinci cemre düştüğü  gün havanın daha çabuk ısınması için  hıdrellezde  kurutulan bu hayvan gübresi  ile  evlerde tütsü yapılır. Baharın ilk müjdecisi olan cemre için o gün  özel krepler  yapılır.  “Meçkini pituli” denilen kreplerin kokusu  ayı inlerine kadar gitsin  ki  ayılar bile yazın geldiğini anlasınlar  derlerdi...  . İkinci cemrenin suya düştüğü gün ise aynı kurutulmuş gübreden su kenarında  tütsü yapılırdı  hatta eğer çocuğu olmayan kadınlar varsa  o  kadınlarda  su kenarında tütsülenirdi. Herkes su kenarlarına iner bereketli bir yıl olması için  evlerinden getirdikleri meyveleri birbirlerine ikram eder yerlerdi. Herkes herşeyi paylaşırdı.   Üçüncü cemre toprağa düştüğü gün ise  o yıl toprağa dikilecek bütün tohumlar  aynı gübre ile tütsülenir tohumlar ortaya çıkarılır herkes birbirinden tohum alıp verirdi.   Yılın çok bereketli geçmesi  için dualar edilirdi  herşeyin bereketi olurdu.  Nerde şimdi o  bereket.?”””
 



Bir mübadil atasözü.:Seçko go seçi, mart go peçi.  ( şubat keser,mart pişirir..)

. "
Kışın soğuk, kısa günlerinde, uzun gecelerinde kurduğumuz bahar düşlerinin gerçeğe dönüşmesi dileğiyle.
  

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram