27 Haziran 2017 Salı

Razgrad , Pargalı ve bir cami

11 Haziran 2017, 21:27
Razgrad , Pargalı ve bir cami
Lozan Mübadilleri Vakfı üye ve gönüllüleri ile düzenlediğimiz Bulgaristan gezisinin duraklarınından birisi de Deliorman bölgesinin başkenti olan ve bugün Razgrad adı verilen Hezargrad oldu. Varna-Rusçuk güzergahı üzerinde olan bu kentin kurucusunun Damat İbrahim Paşa olarak biliyoruz.

Şehir XVI. Yüzyılın ikinci yarısında Damat İbrahim Paşanın inşa ettirdiği külliyenin etrafında gelişip büyümüştür. Her ne kadar bölgeyi ziyaret etmiş olan Evliya Çelebi paşanın memleketi olması sebebi ile buraya hizmet ettiğini söylese de  külliyenin asıl kuruluş amacının buradaki Alevi-Türkmen nüfusu dengelemek için  kurulduğunu bilmekteyiz.

Zira Serez’de idam edilen Şeyh Bedreddin’in Deli Orman bölgesinde yakalandığını burada örgütlenme çalışmaları yaparak önemli ölçüde taraftar bulduğunu bilmekteyiz. Ayrıca kolonize edilen köyler arasında Torlak, Sufiler, Aşıklar, Abdallar gibi sünni olmayan bir kitle de en başından beri yaşamaktaydı.

Yani bu şehrin temel kuruluş motivasyonu aslında bir sünnileştirme operasyonu olmuştur.

Pargalı olarak da tanınan Damat İbrahim Paşa’nın yaptırdığı bu cami doğrusunu isterseniz Rumeli’nde gördüğüm en güzel camilerden birisi oldu. Evliya Çelebi caminin içinin son derece tezyinatlı olduğunu, yapı ile uyumlu bir minaresi, şadırvanı, imareti, darüttedris, darülkurra, sıbyan mektebi ve hamamı bulunduğunu belirterek şehirdeki on iki handan Kurşunlu Han'ın ve 300 kadar dükkanın çoğunun da yine İbrahim Paşa evkafından olduğunu kaydeder.

Caminin banisi İbrahim paşanın sıfatları arasında damat, pargalı’dan başka frenk, makbul ve maktul gibi sıfatları da vardır.

Yunanistan’ın Parga köyünde doğduğu için Pargalı, Sultan Süleyman’a yakınlığından ötürü Makbul, kız kardeşi ile evlendiği için Damat olarak anılan İbrahim Paşa hırslarının sonucu can verdikten sonra da Maktul olarak anılmaya başlandı.,

Maktul olmaya giden  yola döşenen taşlara baktığımızda safevilere karşı çıkılan seferde kendisine “Serasker Sultan” adını vermesi sarayın ne derece hoşuna gitmediyse, Bağdat zaferi sonrası “saltanat” hevesine kapılığı şüpheleri nasıl doğdu ise şahsi kanaatim yaptırdığı bu camide  onun sultanlık hevesinin izlerini taşımaktadır.

Bildiğiniz gibi sultanların ve yaptırdığı camilere Selatin Cami adı verilir en büyük nişanesi ise birden fazla minare ile inşa edilmesidir. Sultan ve ailesinden başka hiç kimse birden fazla minaresi olan cami inşa edemez. Razgrad’da ki bu camide de 1 tane minare olmasına karşın daha önce hiçbir camide görmediğim şekilde ana kubbenin etrafında 4 tane minareyi çağrıştıran kule inşa edilmiş. Acaba İbrahim Paşa heves ettiği saltanatın filizleri olarak mı düşündü bu küçük minareleri? Kuşkusuz bunu bilmeye imkan yok. Ancak meraklısına not olarak belirtelim ki bu yapılar hakkında Ayverdi’nin yorumu şudur:  Bu teknik 16.YY’da uygulanmamıştır, 18 veya 19. YY’da yapılan restorasyonlar sırasında bu minarecikler eklenmiştir.

Aslında caminin bittiğini İbrahim Paşa’da göremedi bir Ramazan akşamı iftar yemeğine davet edildiği sarayda Kanuni Süleyman tarafından boğduruldu. Cami daha sonra Mahmut Paşa tarafından tamamlandı.

Ancak efsaneler her zaman gerçeklerin önünde gider. Yapılan camiinin bir başka örneğinin inşa edilmemesi için Pargalının ustaların öldürüldüğü anlatılagelmiş. Kubbe ustası da akıbetini bildiği için son kilit taşını yerine taktıktan sonra kaderinden kaçmak için kollarına geçirdiği tahta kanatlarla kendisini boşluğa bırakıvermiş her ne kadar yer çekimini yenemese ve bedenen ölse de ismi hala yaşıyor Kalin ustanın üstelik yaptığı caminin hemen önünde bu efsaneyi canlandıran bir yontu ile birlikte!

Hezargradlı Türk ve Müslümanlar gibi İbrahim Paşa Caminin huzuru da 1828 yılındaki Rus işgali ile bozulmuş. Son cemaat yerinin muhteşem mermer sütunları Rus işgalciler tarafından savaşın hatırası olarak alınıp götürülmüş. Daha sonra ahşaptan yapılan son cemaat yeri de yok olup gitmiş.

Cami bugün ibadete kapalı. Türkiye’nin TİKA aracılığı ile onarma isteklerine Bulgaristan yönetimi olumlu yanıt vermiyormuş.  Umarım bir gün herkes bu yapıların insanlığa ait olduğunu anlar ve yaşatmaya gayret eder.

 

 

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram