24 Mayıs 2017 Çarşamba

Sarayova (Sarayevo)

02 Ocak 2017, 20:18
Sarayova (Sarayevo)
Kamil Büke
 

2016 yılı Ramazan Bayramında Bosna Hersek’te idim. Bayram Namazını, Sarajevo’da (Saraybosna) Gazi Hacı Hüsrev Bey Camiinde Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç ile birlikte kılmak nasip oldu. Bakir, Bosna-Hersek’in kurucusu Alija İzetbegoviç’in oğlu.


Balkanlar, köklerimizin geldiği yer olarak hep ilgi odağımdır. Bu bölgeleri gezmek için her zaman ayrı bir huzur, hüzün ve keyif veriyor insana.


Gazi Hacı Hüsrev Camiinde Bayram Namazı esnasında Ulusal TV kanalları canlı yayın yapıyorlardı. Bayram Namazı sonunda Camii içinde Bayramlaşma oldu. Son derece mütevazi bir ortam ve nerede ise hiçbir koruma yoktu. Ama tüm Camiiye gelenler yaz sıcağına rağmen ceket pantolon, kravatlı tertemiz ve şık kıyafetli idi. Avrupa’nın göbeğinde İslamiyeti tertemiz duygular ile temsil ediyorlar.


Bosna Hersek turumuzda, Sarajevo, Mostar, Pocitel, Travnik şehirlerini gezdik. Osmanlı 400 yıl boyunca bu bölgeyi yönetmiş. Getirdiği sistem ile insanlar can ve mal güvenlikleri ile huzur bulmuşlar. Bu neden ile bölge’de Türklere karşı çok büyük bir sevgi ve saygıları var. Ama üzüntü veren 400 yıllık hükümranlıktan sonra bölgeden tek kurşun atmadan Osmanlı’nın çekilmesi. Bu durumu daha iyi anlamak için Google’a Travnik’li Vezir Perişan Mustafa Paşa yazarak acıklı hikayesini okuyabilirsiniz.

Bosna Hersek, Osmanlı’ya en çok vezir veren bir bölge olmuş. Gittiğimiz her şehirde Osmanlı’nın eserleri, gelenekleri yaşıyor.


Sarajevo’yu boydan boya geçen 23 km’lik tramvay hattının Avrupanın en eski tramvay hattı olduğu anlatıldı. Tramvay Hattı sizi Ilıca bölgesinden alıyor Başçarşı’ya kadar götürüyor. Geçmiş Yugoslavya döneminde Sanayiinin merkezi olan Bosna’nın şu andaki ekonomik durumundan dolayı çok eski vagonların hatta kullanıldığını görüyorsunuz. Ama Konya BB güzel bir jest yapmış ve 20 yenilenmiş sarı renkli tramvay setleri Sarajevo’da hizmet veriyor.


Yemek kültürüne hiç girmeyeyim yoksa hemen bir uçak bileti alıp yarın Sarajevo’ya gidersiniz. Köfte’nin zaten vatanı burası. Cevapcici, Boşnak Böreği, Soğuk Etleri, Baklavası ilk akla gelenler. Kilo almanız garanti.


Sarajevo, aynı zamanda acıların başkenti diyebiliriz. Avusturya- Macaristan İmparatorluğu veliahtı Franz Ferdinand, Haziran 1914’te Sarejevo’da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülüyor. 1.Dünya Savaşının başlangıcı olarak bu olay kabul ediliyor. Bursa’nın Çakırhamam bölgesindeki dağ yamacı şehir görüntüsünün benzerini görebileceğiniz Sarajevo’da 1984’te Dünya Kış Olimpiyatları yapılıyor ama Yugoslavya’nın dağılma sürecinde 1992-1996 yılları arasında Avrupa’nın göbeğinde büyük bir insanlık dramı yaşandı. Başlangıçta Bosnalıların tarafında yer alan Hırvatlar daha sonra saf değiştirince Bosna’nın her bölgesinde Müslümanlar soykırıma uğratıldı. Bir gün önce Hırvat komşuları ile beraber olan Bosnalılar ertesi günü kitlesel katliama uğradı. Sarajevo’da nehire paralel caddelerde yerlerde kırmızı yağlı boya ile daire içine alınmış bölgeler göreceksiniz. Buraları karşı tepelerden ateş eden Sırpların, Bosnalıları toplu olarak öldürüldükleri noktalar.


1993’te Sarajevo Havaalanı bölgesinde yapılan savaş tüneli sonrası bölgede dengeler değişmiş. Özellik ile Türkiye’den gelen destekler, 1 metre genişliğinde, 160 cm yüksekliğinde tünelden bir taraftan silah, yaşamsal gıda ve tıbbi malzeme sevki ile diğer tarafa da yaralıların taşınması ile birden “Umut Tüneli” duruma dönüşmüş.


Yugoslavya, slavca güney slavya demek. Kökleri Ruslardan geliyor. Şu anda Bosna Hersek nüfusunun %70’yi müslüman Boşnaklardan oluşuyor. Çok yakın geçmişin acıları silmek mümkün değil. Tabii ki Avrupa’nın göbeğindeki bu soykırıma batının sessiz kalması ayrı bir iki yüzlülük. Ancak herkesin geçmiş Yugoslavya’yı aradığı da bir gerçek. Mareşal Tito, ülkesini son nefesine kadar birlik içinde ve ayakta tuttu. Karada, denizde, denizaltında, havada giden her türlü taşıtları yapma teknolojisine, 2.Dünya savaşı sonrası izledikleri eğitim ve ekonomik politikalar ile erişmiş ülke, batının kapitalizmin ajite etmesi ile parçalandı. Ülke insanları birbirleri öldürerek parçalandı. Bugün Yugoslavya yerine bağımsızlık sırası ile Slovenya, Hırvatistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova ve Sırbistan yer almaktadır.


Sarajevo’da, Bosna-Hersek’in diğer şehirlerinde şu anda bir sukünet, huzur ve sessizlik hakim. Ancak sanayi nerede ise sıfır noktasına geldiği için artık sadece tarım ve turizm kalmış. Bu bölgede farklı dinden insanlar çok farklı bir ırk olmasa da yıllarca birlikte yaşamışlar 1992 yılına kadar. Titonun nefesi ile bir arda duran toplum, Tito’nun ölümü ile hızla parçalanıyor. Aslında bu bölgeyi iyi analiz ederek ülkemiz için dersler çıkarılması gerekiyor.


Burada üzerinde durulması gereken önemli bir nokta’da insanları bir arada tutan kültürel değerler. Örneğin Yugoslav, Boşnak müziği. Sarajevo kuşatması sırasında şehri terk etmeyen Halid Beslic ülkede ve diğer Yugoslavya Cumhuriyetlerinde çok saygın ve popüler. İnsanları özellik ile gençleri biraraya getiren çok önemli bir değer olmuş. Aynı şekilde Bosnalı Sırp-Hırvat Goran Bregoviç, film yönetmeni Emir Kusturica.


Yakın geçmişte sadece farklı dinden diye birbirlerini öldüren insanların ortak bir müzik kültürü var. Müziğin aynı coğrafya’da yaşayan farklı din ve ırk diyelim insanları birleştirme büyüsünü, parçalanmış Yugoslavya Cumhuriyetinde görebiliyorsunuz. Ortak ezgi ve tınılar, şu anda birbirlerinden ayrı yaşayan insanları birleştiren önemli bir unsur olmuş.


Sarajevo, Bosna-Hersek çok yakın. Gidin, gezin, insanları ile konuşun. Büyük keyif alacaksınız, hüzünleneceksiniz, gururlanacaksınız.


Saygılarımla / Kamil Büke

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Lozan Mübadilleri E Posta Grubuna Katıl

Powered by us.groups.yahoo.com

Yandex.Metrica

Instagram